Yaşayan Efsane Cengiz Kurtoğlu 14.01.2009 tarihinde Kanal 7'deki Memleket Havaları adlı programdaydı. Cengiz Baba programda canlı şarkılar okuyarak sevenlerine muhteşem bir akşam yaşattı.
Yaşayan Efsane Cengiz Kurtoğlu 14.01.2009 tarihinde Kanal 7'deki Memleket Havaları adlı programdaydı. Cengiz Baba programda canlı şarkılar okuyarak sevenlerine muhteşem bir akşam yaşattı.
Cengiz Kurtoğlu Başbakanı ağırladı
Cuma gecesi Cengiz Kurtoğlu'nun en mutlu günüydü. Başbakan Erdoğan da o güne eşlik etti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile birlikte sanatçı Cengiz Kurtoğlu'nun oğlu Aydın Kurtoğlu'nun düğün törenine katıldı.
Başbakan Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile birlikte ses sanatçısı Cengiz Kurtoğlu'nun bir şirkette basın danışmanı olarak çalışan oğlu Aydın Kurtoğlu ile Sinem Genç'in düğün törenine katılmak için 19.30'da İstanbul'a geldi.
Erdoğan'ı havalimanında İstanbul Valisi Muammer Güler, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah ve Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı Candan Karlıtekin karşıladı.
Erdoğan, havalimanı çıkışında THY Yönetim Kurulu Başkanı Candan Karlıtekin ile bir süre konuştu. Erdoğan, VIP Salonu'nda beklemeden düğünün yapılacağı, Şişli'de bulunan Grand Cevahir Otel'e geçti.
Basın mensuplarının alınmadığı düğünde, gelinin ailesine ilişkin herhangi bir bilgi verilmedi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın kıydığı nikâha; TBMM Başkanı Köksal Toptan, sanatçılar İzzet Yıldızhan, İbrahim Tatlıses, Adnan Şenses ve müzik yapımcısı Şahin Özer de katıldı. İş adamı Şadan Kakavan da çelenk gönderdi.
Erdoğan, düğünün yapıldığı otelde yaklaşık 2,5 saat kaldı. Düğün törenin sona ermesinin ardından Erdoğan Ankara'ya gitmek üzere Atatürk Havalimanı'na hareket etti.
Bu arada, 200 davetlinin olduğu düğüne 500 kişinin katıldığı belirtildi. Düğüne Başbakan Erdoğan'ın katılması nedeniyle otel çevresinde geniş güvenlik önleminin alındı
1. Kısım
2. Kısım
3. Kısım
4. Kısım
5. Kısım
6. Kısım
2. Kısım
3. Kısım
4. Kısım
5. Kısım
6. Kısım
Cengiz Kurtoğlu 11.12.2008 tarihinde Rumeli TV'de sevenlerine unutulmaz anlar yaşattı. Program'ın videoları çok yakında sitemizde.
Yaşayan Efsane Cengiz Kurtoğlu Çarşamba akşamı saat 21.00'de Rumeli Tv'de. Kaçırmayın sonra üzülürsünüz.
Canın Sağolsun
Sözümüz vardı birbirmize
Bu dünyada başkasının olmayacaktık
Hatıralar dizilince önümüze
Böyle boynu bükük durmayacaktık
Olsun canım
Olsun be gülüm
Olsun üzülme
Canın sağolsun
Benim sende neyim varsa
Baştan sona helal ettim
Günahların benim olsun
Seninle yaşadım senle bittim
Aşk Sokağı
Öyle bir sevdanın içine düştüm
Ne siz sorun dostlar ne de ben söyleyeyim
Öyle bir aşk ile yanıyorum ki
Ne siz sorun dostlar ne de ben söyleyeyim
O leyla ben mecnun gibi severken
Ne oldu bir anda bu sona neden
Bu aşkın en güzel mevsimindeyken
Görmedim hiç bahar görmedim neden
Aşk sokağında yalnız kaldım
Bir köşeye çöküp her gün ağladım
Oradan geçenler sorup durdular
Terkedildim demeye dilim varmadı
Gücüme Gidiyor
Dün akşam şöyle bir maziye daldım da
Aklıma ilk gelen yine sen oldun
Her bir hatırada gözlerim dolsa da
İçimi en çok yakan yine sen oldun
Yokluğun hâlâ gücüme gidiyor
Ateşin hâlâ canımı yakıyor
Gözlerim hâlâ yollara bakıyor
Ayrılık azabı sebebim oluyor
Bu hasret bir gün diner mi söyle
Bu yalnızlık bir gün biter mi böyle
Bu yangın bir gün söner mi söyle
Çileyi ömrüme katan sen oldun
Yaranamadım
Suç bende değil
Bende yok kabahat
Yastığa başımı koyduğumda
Vicdanım rahat
Aldatmadım bir gün, ağlatmadım bir gün
Bana bu ceza niye bilemedim
Hiç kırmadım seni, hiç üzmedim seni
Kadere değil sana boyun eğdim
Ne hata yaptım ben anlayamadım
Bir türlü kendimi anlatamadım
Çırpındım uğraştım hep savaştım
Ama ben sana hiç yaranamadım
Sevda Yüklü Kervanlar
Sevda yüklü kervanlar
Senin kapından geçer
Aşk şarabını içenler
Yârin derdine düşer
Bu han garip yatağı
Bülbül derdimin ortağı
Aşkın söyletir beni feryat feryat
Dilin söyletir beni feryat feryat
Aşkın ne zor şeymiş
Düşmeden bilemedim
Eller erdi murada
Ben murada eremedim
Dönmeyecek
Yüreğimden atamadım seni
Bir görseydin bu haldeyken beni
Geçen her gün umutlarım kırılır
Sanki dünya bu başıma yıkılır
Ömrümü verdiğim için
Dözüne kandığım için
Seni yâr sandığım için
Ağlıyorum bu halime
Dönmeyecek gelmeyecek
Nasıl yandım bilmeyecek
Ömrümün son günlerini
O vicdansız görmeyecek
Uzaktasın şimdi sen yaban elde
Bil ki gönlüm cehennemde çölde
Geçen her gün umutlarım kırılır
Sanki dünya bu başıma yıkılır
Geçmiyor Zamanlar
Hasretin başımda duman
Bu ayrılık ölümden yaman
Gittiğin o günden beri
Evim yurdum oldu viran
Geçmiyor zamanlar bitmiyor yangınlar
Aşkıma kıyan yar nerede
Verilen sözlerin yalancı gözlerin
Sahibi şimdi nerede
Her kapı çalındığında
Her adın anıldığında
Aşkımız sorulduğunda
Boynum bükük kalıyor
Canana Doyulur mu?
Tatlı dile güler yüze
Doyulur mu doyulur mu
Aşk ile bakışan göze
Doyulur mu doyulur mu
Doyulur mu doyulur mu
Canana kıyılır mı
Cananına kıyanlar
Hakk'ın kulu sayılır mı
Hem bahara hem yaza
Yarin ettikleri naza
Yâr aşkına çalan saza
Doyulur mu doyulur mu
Beyaz Meleğim
Tanırsın beni hain sevgili
Hayallerim vardı seninle ilgili
Tam aşkı buldum derken
Gittin dönüşün yok şimdi
Kaldık yarı yolda çok mutluyuz derken
Bilmem hangi sebep aldı seni benden
Çok acı çekiyorum sensiz seninleyken
Ah bir çıkabilsen hasret denizinden
Geri dönemez misin bana söyle meleğim
Yaralarımı saran beyaz meleğim
Ölüyorum ah yavaş yavaş eriyor bedenim
Bu kanayan aşk senin büyük eserin
Sevsen de Sevmesen de
Bir gün böyle geçti
Garip gönlüm aşkından delirdi
Sanki yıllar dün gibi
Anılar bugün gibi
Bir kalpsizin elinden
Yandı gönlüm mum gibi
Sevsen de sevmesen de
Bende bitmez bu sevda
Dilim ayrıldık dese de
Gönlüm demez elveda
Bir gün daha bitti
Bahtsız kalbim beklerken tükendi
Sanki yıllar dün gibi
Anılar bugün gibi
Bir kalpsizin elinden
Yandı gönlüm mum gibi
Sözümüz vardı birbirmize
Bu dünyada başkasının olmayacaktık
Hatıralar dizilince önümüze
Böyle boynu bükük durmayacaktık
Olsun canım
Olsun be gülüm
Olsun üzülme
Canın sağolsun
Benim sende neyim varsa
Baştan sona helal ettim
Günahların benim olsun
Seninle yaşadım senle bittim
Aşk Sokağı
Öyle bir sevdanın içine düştüm
Ne siz sorun dostlar ne de ben söyleyeyim
Öyle bir aşk ile yanıyorum ki
Ne siz sorun dostlar ne de ben söyleyeyim
O leyla ben mecnun gibi severken
Ne oldu bir anda bu sona neden
Bu aşkın en güzel mevsimindeyken
Görmedim hiç bahar görmedim neden
Aşk sokağında yalnız kaldım
Bir köşeye çöküp her gün ağladım
Oradan geçenler sorup durdular
Terkedildim demeye dilim varmadı
Gücüme Gidiyor
Dün akşam şöyle bir maziye daldım da
Aklıma ilk gelen yine sen oldun
Her bir hatırada gözlerim dolsa da
İçimi en çok yakan yine sen oldun
Yokluğun hâlâ gücüme gidiyor
Ateşin hâlâ canımı yakıyor
Gözlerim hâlâ yollara bakıyor
Ayrılık azabı sebebim oluyor
Bu hasret bir gün diner mi söyle
Bu yalnızlık bir gün biter mi böyle
Bu yangın bir gün söner mi söyle
Çileyi ömrüme katan sen oldun
Yaranamadım
Suç bende değil
Bende yok kabahat
Yastığa başımı koyduğumda
Vicdanım rahat
Aldatmadım bir gün, ağlatmadım bir gün
Bana bu ceza niye bilemedim
Hiç kırmadım seni, hiç üzmedim seni
Kadere değil sana boyun eğdim
Ne hata yaptım ben anlayamadım
Bir türlü kendimi anlatamadım
Çırpındım uğraştım hep savaştım
Ama ben sana hiç yaranamadım
Sevda Yüklü Kervanlar
Sevda yüklü kervanlar
Senin kapından geçer
Aşk şarabını içenler
Yârin derdine düşer
Bu han garip yatağı
Bülbül derdimin ortağı
Aşkın söyletir beni feryat feryat
Dilin söyletir beni feryat feryat
Aşkın ne zor şeymiş
Düşmeden bilemedim
Eller erdi murada
Ben murada eremedim
Dönmeyecek
Yüreğimden atamadım seni
Bir görseydin bu haldeyken beni
Geçen her gün umutlarım kırılır
Sanki dünya bu başıma yıkılır
Ömrümü verdiğim için
Dözüne kandığım için
Seni yâr sandığım için
Ağlıyorum bu halime
Dönmeyecek gelmeyecek
Nasıl yandım bilmeyecek
Ömrümün son günlerini
O vicdansız görmeyecek
Uzaktasın şimdi sen yaban elde
Bil ki gönlüm cehennemde çölde
Geçen her gün umutlarım kırılır
Sanki dünya bu başıma yıkılır
Geçmiyor Zamanlar
Hasretin başımda duman
Bu ayrılık ölümden yaman
Gittiğin o günden beri
Evim yurdum oldu viran
Geçmiyor zamanlar bitmiyor yangınlar
Aşkıma kıyan yar nerede
Verilen sözlerin yalancı gözlerin
Sahibi şimdi nerede
Her kapı çalındığında
Her adın anıldığında
Aşkımız sorulduğunda
Boynum bükük kalıyor
Canana Doyulur mu?
Tatlı dile güler yüze
Doyulur mu doyulur mu
Aşk ile bakışan göze
Doyulur mu doyulur mu
Doyulur mu doyulur mu
Canana kıyılır mı
Cananına kıyanlar
Hakk'ın kulu sayılır mı
Hem bahara hem yaza
Yarin ettikleri naza
Yâr aşkına çalan saza
Doyulur mu doyulur mu
Beyaz Meleğim
Tanırsın beni hain sevgili
Hayallerim vardı seninle ilgili
Tam aşkı buldum derken
Gittin dönüşün yok şimdi
Kaldık yarı yolda çok mutluyuz derken
Bilmem hangi sebep aldı seni benden
Çok acı çekiyorum sensiz seninleyken
Ah bir çıkabilsen hasret denizinden
Geri dönemez misin bana söyle meleğim
Yaralarımı saran beyaz meleğim
Ölüyorum ah yavaş yavaş eriyor bedenim
Bu kanayan aşk senin büyük eserin
Sevsen de Sevmesen de
Bir gün böyle geçti
Garip gönlüm aşkından delirdi
Sanki yıllar dün gibi
Anılar bugün gibi
Bir kalpsizin elinden
Yandı gönlüm mum gibi
Sevsen de sevmesen de
Bende bitmez bu sevda
Dilim ayrıldık dese de
Gönlüm demez elveda
Bir gün daha bitti
Bahtsız kalbim beklerken tükendi
Sanki yıllar dün gibi
Anılar bugün gibi
Bir kalpsizin elinden
Yandı gönlüm mum gibi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
